Çalıştay, Eğitim ve Southampton

Yeni yıla merhaba! Umarım hepiniz bu seneki hedefleriniz hakkında biraz düşünme fırsatı bulmuşsunuzdur. Aslında bunları bir yere not almak lazım. Neler başarmayı hedeflemiştim ve ne kadarını tamamladım. Bu sabit bir liste değil tabii, çünkü her şey kontrolümüz altında değil. Başka işleri tamamlama telaşına düşerken aslında kendi isteklerimizden de vazgeçmek durumunda kalıyoruz. Ama bu bir bahane olmamalı. Zamanı iyi planlamak her şey, çok konuştuğuma bakmayın bunu ben de pek beceremiyorum 🙂 Ama yeni yılda daha dikkatli olacağım, ve hedeflerime odaklanacağım…

Benim geçen seneki hedeflerimden iki tanesi konferanslarda organize işlere girişmekti: çalıştay ve eğitim (tutorial) düzenlemek. İkisini de Aralık ayında katıldığım bir konferansta gerçekleştirdim. Kasım ayı yazımda, çalıştay düzenleme süreci hakkında bilgi vermiştim. Eğitim düzenlemek hakkında çok konuşmadık aslında. Kısaca bir konu hakkında gelen katılımcıları bilgilendirmek için düzenlenen etkinlikler bu eğitimler. Genelde 2-3 konu başlığı altında, giriş seviyesinde bilgi verilmesi hedefleniyor. Biz Hesaplamalı Muhakeme (Computational Argumentation) konusunu irdeledik, ve insan-robot etkileşimi konusunda çalışan araştırmacıları bunun faydalı bir yöntem olduğunu ikna etmeye çalıştık. Büyük bir kitleye eğitim vermek ister istemez stres yaratıyor. O yüzden programı düzenlerken, hem deneyimli hem deneyimsiz eğitmenleri bir araya koydum. Böylece biz zor durumda kalırsak, bize yardımcı olacak birilerinin varlığını bilmek iyi olacaktı. Eğitim çok güzel geçti, değişik bir deneyimdi.

Çalıştay konusuna geri dönecek olursak, çalıştay düzenlemek üç evreden oluşuyor aslında. Çalıştay öncesi hazırlık süreci, çalıştayın esnası ve çalıştay sonrası. Çalıştay esnasında, kabul edilen makaleler bir yazar tarafından sunuluyor. Ardından kısa bir soru cevap evresi oluyor, ve gelen araştırmacılar sorularını, düşüncelerini iletiyor. Biz programa davetli bir konuşmacı da çağırdık, deneyimli bir konuşmacıyı davet etmek genelde iyi bir fikir. Hem gelen katılımcıların ilgisi artıyor, hem de tartışılan konular güzelleşiyor. Organizatör olarak dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi, sunum yapan kişilere en azından birkaç soru sorulduğunu garantilemek. Biz bu duruma hazırlıklıydık, ama katılımcılar yeterince ilgiliydi. Tartışma ortamlarımız sorusuz kalmadı 🙂 Çalıştay sonrasında olabilecek birkaç senaryo var. Kabul edilen bildiriler web sitesi üzerinden erişime açılabilir, bir dergi bünyesinde basılabilir. Biz web sitesi üzerinden bildirileri paylaşmayı düşündük, çünkü çalıştayın hedefi bir forum ortamı oluşturmak ve henüz gelişmekte olan çalışmaları konuşmaktı. Bir çözüme ulaşmadık, ama çözüme ulaşmak için adımları tartıştık.

Bu sefer konferans çok uzaklarda değildi, Londra’ya bir buçuk saat mesafede olan Southampton şehrindeydi. Denizi görecek olmak biraz heyecan yaratmıştı, ama bir liman şehri olduğunu görünce, denize uzaktan bir selam çakma durumunda kaldım. Büyük şehir insanları için bu tür şehirler gerçekten yaşaması zor. Bana insan lazım, kaos lazım, sokaklarda sıkışıklık lazım! Eh insan neye alıştıysa, onu arıyor biraz…

Yeni yılda yeni ülkeler, yeni şehirler, yeni konferanslar, ve yeni nicelerine… Ben biraz daha hedeflerim hakkında düşüneyim. Size de kolaylıklar!

Ocak 2019 Paros Dergisi’nde yayımlanan yazım.