Kütleçekimsel dalgalar vardı ve artık gözlemlendi!

Her sene biliminsanlarının beklediği en heyecanlı olaylardan biri Nobel ödülleridir. Çeşitli alanlarda verilen bu ödüller, gündemde yerini az da olsa alabiliyor. Maalesef konu bilime gelince, konuyla ilgilenen de pek bir az oluyor. Nobel ödülleri bir gün olay olup ardından unutulup gidiyor, yerini saçma sapan haberlere bırakıyor.

Ben özellikle bu seneki Nobel Fizik Ödülü’nden bahsetmek istiyorum, çünkü bilim alanında yazılan kitapları değiştirecek cinsten gelişmeler var. Nobel ödülü almak çok kolay değil, bir kere kesinlikle sabır işi. Her ne kadar iyi bir iş yapmış olursanız olun, bazen ödülü almak 10-20 seneyi bulabiliyor. Bu seneki Nobel Fizik Ödülü, ABD’li bilim insanları Rainer Weiss, Barry C. Barish ve Kip S. Thorne’a verildi. İcat ettikleri LIGO detektörleri sayesinde, kütleçekimsel dalgaları 2015 senesinde gözlemlemeyi başardılar. Bu detektörden birkaç tane var. İki tanesi Amerika’da, bir tanesi İtalya’da başka ikisi de Hindistan ve Japonya’da yapım aşamasında. Detektörler ne kadar fazla olursa, ölçümler daha sağlıklı olur. Ve dolayısıyla evren hakkında bilinmeyen noktalar açıklığa kavuşur.

Kütleçekimsel dalgalar, Einstein’ın kuramının bir parçasıydı. Einstein bunun her ne kadar gözlemlenemez olduğunu düşünmüş olsa da, en az bir yolu olduğu kanıtlandı. Einstein’ın böyle düşünmesi yersiz değil tabii ki. Dalgalar yayılırken, uzay-zaman dokusu üzerinde farklılaşmalar yaratıyor. Ama bu değişiklikler o kadar küçük olabiliyor ki, gözlemlemenin zor olduğu düşünülüyor. Uzay-zaman dokusu dediğimiz şey dört boyutlu evren anlamına geliyor, dördüncü boyut ise zaman boyutu.

Einstein’in kuramına göre, kütleçekimsel dalgalar büyük kütlelerin yer değiştirmesi ve ivme kazanması esnasında ortaya çıkıyor. Kütleçekimsel dalgalar dediğimiz şey hop iki şey çarpıştı ve biz de bunu yakaladık şeklinde ilerlemiyor tabii ki. Mesela LIGO araştırmacıları tarafından 2015 senesinde gözlemlenen kütleçekimsel dalgaların, 1.3 milyar yıl önce gerçekleşen iki kara deliğin birleşmesi sırasında ortaya çıkan dalgalar olduğu düşünülüyor. Einstein bu dalgaların varlığını 1916 yılında dile getiriyor. Ama tabii o zamanki teknoloji ile bunu kanıtlaması pek mümkün olmuyor. Nitekim 100 sene sonra, kütleçekimsel dalgaların varlığı kanıtlanıyor.

Prof. Dr. Levent Kurnaz’ın konu hakkında yazdığı “Kütleçekimsel Dalgalar” isimli güzel bir yazısı var. Orada konuya dair daha ayrıntılı açıklamalar bulabilirsiniz. Levent hoca yazısında kütleçekimsel dalgaların gözlemlenmesini, 1609 yılında Galileo Galilei’nin teleskobu ile ilk defa gökcisimlerini gözlemlemesinden sonraki en önemli keşif olarak görüyor. Bu cümleyi okuduktan sonra, ben de olayın ciddiyetinin farkına varabildim 🙂

Evren hakkında bilmediğimiz şeyler, kütleçekimsel dalgalar sayesinde belki de mümkün olacak. Çünkü bu zamana kadar elde edilen veriler elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla öğrenilen bilgilerdi. Economist’te yer alan yazıya göre, karadeliklerin çarpışması veya Big Bang sonrasında olup bitenler konusunda yeni bilgiler ortaya çıkabilir.

Ben de farklı kaynaklardan öğrendiklerimi bu yazıda paylaşmaya çalıştım. Astrofizik alanındaki gelişmeler heyecan verici. Yeterince uzun yaşasak da ne olmuş ne bitmiş bu evrende bir bilseydik diye iç geçirmiyor değilim. Ömrü yetenler bu anın keyfini çıkarsınlar lütfen!

Günün birinde tüm karadelikler birleşip koca bir karadelik olup her şeyi yutacak sanırım…

Kasım 2017 Paros Dergisi’nde yayımlanan yazım.


Also published on Medium.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *